0
Yazı Detayı
08 Şubat 2019 - Cuma 17:40 Bu yazı 1006 kez okundu
 
KADIN İSTERSE…
Gül GÜROĞLU
 
 

    Çok sevdiğim bir kadından bahsetmek istiyorum. Kadınların isterlerse neleri başarabileceğinin en canlı örneğidir;

    O bir anne,
    O evin reisi,
    O aşçı,
    O tamirci, boyacı ve o bir emekçi
    Emektar eli öpülesi bir Türk kadını.
    Onun adı azim( ben öyle nitelendiriyorum)

    Azim, küçük yaşta evlendirilmiş, vakit kaybetmeden çoluk çocuğa karışmış. Sen kadınsın çalışmak ne demek otur aşağı" demişler ona, hor görmüşler aile baskısı yetmemiş koca baskısı, o da kesmemiş mahalle baskısı altında ezilmiş.
    Gel zaman git zaman derken kabuğunu kırmaya karar vermiş. 
    “Ne yapmalıyım: İlk önce kendi ayaklarımın üzerinde durmalıyım” diyerek ilk adımı atmış. Eşinden habersiz bir şekilde iş aramaya başlamış. Eş dost arkadaşlarına haber salmış fakat yaşı küçük, tahsillide çok fazla olmadığı için imkânları sınırlıymış. Ama bunlar onu asla yıldırmamış. ‘Bir yerden başlamalıyım’ diyerek girmiş bir yola, bir bayan arkadaşı evlere temizliğe gidiyormuş. Kafasında bir ışık yanmış neden olmasın?

    Sonuçta çalışmak ayıp değil, namusunla şerefinle  çalıştıktan  sonra neden olmasın. Bir yerden başlaması gerekiyorsa.... Hiç düşünmeden karar vermiş o da başlamış. İlk zamanlarda işe alışması çok zor olmuş, günlerce aylarca yorgunluk çekmiş hastalanmış, deterjan kokusu çamaşır suyu kokusu derken, birde üzerine irili ufaklı ev kazaları ve bazı sakatlanmalar yaşamış, kafasında çok zaman gelgitleri olmuş.
    Ama ne kadar zor olursa olsun asla işi bırakmayı aklından bile geçirmemiş. Tabi tahmin edeceğimiz gibi hem ev halkından hem çevreden tepkiler almaya başlamış. Hani insanların ne olduğunu bittiğini bilmeden evdeki mali durumunu yaşamının ne kadar zor olduğunu bilmeden kendi aralarında omuz başlarında hırkaları, ağızlarında  sakızları olan o kadınlar var ya ah o tipler oturup kalkıp çekiştirmeye başlamış.
    Saygısızca hadsizce ve yaralar şekilde.

Bu yersiz konuşmalar, dedikodular Azim’in kulağına gidiyormuş gitmesine de bunlara hiç kulak asmadan var gücüyle işine sarılmış. Belli bir süre sonra bazı çevrelerce de fark edilmeye ve keşfedilmeye başlanmış. Her işte olduğu gibi bu işte de işi iyi yapan aranır ya oda yavaş yavaş seçen değil seçilen durumuna gelmiş. Hatta ve hatta çocuklarını bile gittiği evlerde büyütmüş. Bir taraftan iş yapmış, bir taraftan da çocuklarına bakmış, yedirmiş içirmiş uyutmuş. Bu arada söylemeden geçmeyelim gündüzleri evlere işe gittiği yetmiyormuş  gibi birde akşam eve geldiğinde evinin işini yemeğini temizliğini hatta ve hatta boya ve tamirat işlerini de kendisi yapıyormuş. Bedenen yorulması yetmiyor gibi birde kafa olarak da kat be kat yoruluyor ve üzülüyormuş.( kayınvalide baskısı, koca baskısı, yediği dayaklar cabası)
Bu sırada aile bütçesine hatırı sayılır katkılar sağlamaya başlamış, tek göz bir oda almış, zamanla bir oda daha çıkmış, eşyalarını almaya başlamış, perdesi halısı koltuğu ,ocağı ve daha ne lazımsa....
Zamanla işi çok iyi yapan bu kadın güzel bir müşteri portföyü oluşturmaya başlamış, pazar günleri dahil çalışan bir kadın olmuş. Bu esnada çocukları büyümüş okula başlamış onları okutmuş .
Ve o gün bu gündür o kadın tam 45 yaşında....
    Ve hala azimle çalışıyor. Eğer o omuz başlarında hırkaları olan dedikoduyu seven kadınlara baksaydı, seni bırakırım diyen kocasına boyun eğseydi bugün buralara konu olacak adından ve azminden söz ettirecek bir konumda olmazdı. O doğruyu seçti çalıştı azmetti ve şimdi emekliliğine çok az zamanı kaldı.
    Birçok kadına örnek olabilecek bir kadın.
    Ailesine katkıda bulunan ayakları üzerinde duran

    Elleri öpülesi kadın
    Onun adı bu yüzden AZİM

    Onun adı KADIN

    Onun adı ANNE.

 

 

 
Etiketler: KADIN, İSTERSE…,
Yorumlar
Haber Yazılımı