Yazı Detayı
29 Ocak 2019 - Salı 18:40 Bu yazı 776 kez okundu
 
Haydi çocuklar Sokağa!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Biz eskiden, su içerdik testiden diye başlayan anılar anlatmayı seven bir milletiz, bu doğru ama bunu sadece bizim nesil değil, bizden sonraki nesiller de yapıyor ama aramızda bir fark var; sokak oyunları.

Yeni nesil de eskiyi özler, bizim gibi “eski” haline gelen nesil de eskiyi özler.

Geçmişe özlem duymak, bugünün veya geleceğin kötü olmasından değil, artık onlara ve o zamana ait olmamamızdan, ulaşılabilirliği çoktan kaybetmemizdendir.

Hiçbirimiz dönüp o günlerde oynadığımız oyunları oynayamıyoruz, o günkü kadar mutluluğu bir daha yakalayamıyoruz.

Belki de o günkü gibi tasasız değiliz, kaygısız değiliz, dertsiz değiliz.. sebep çok ama en önemli sebep, -bana göre- teknoloji…

Teknolojinin olmadığı dönemde çocukluk yaşayanlarla, teknolojinin hayatımıza girdiği dönemde çocukluk yaşayanların özlemi farklı. Çünkü teknoloji yokken bizi sokaktan eve sokamazlardı. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, yakınlarımız elbirliğiyle veya tek tek bizi eve sokmaya uğraşırlardı. Oyun vardı sokakta, hayat vardı sokakta, güven vardı sokakta ve hiçbirimiz sokaktan eve girmek istemezdik.

Sabahtan akşama kadar, hatta gece yarısına kadar “birlikte” oynayacağımız oyunlarımız ve “sanal” değil, “gerçek” arkadaşlarımız vardı.

Biz geçmişi özlerken, hem oyunları özlüyoruz hem arkadaşlarımızı özlüyoruz hem de o günü, o günde yaşayanları ve o güne dair şehri özlüyoruz.

Bizden sonraki nesiller de kendine göre geçmişi özlüyor ama bu daha sanal kalıyor. Düşünün ki, eski sanal oyunları özleyen, eski çizgi filmlere hasret yaşayan, eski dizileri, eski filmleri ve eski oyuncuları özleyenler var.

Tetris özleyen yeni nesille karşılaşıyorum.

Volfied veya diğer yılan oyunlarından bahseden, mario gibi bir yerleri geçmeye çalışan insanların özlemleri var. Oysa sanal özlemi, daha iyileriyle sürüp gidiyor. Gerçek özlemi öyle değil; giden bir daha geri gelmiyor, unutulanları hatırlamak da, onları yaşatmak da asla mümkün olmuyor.

Sokak oyunlarımız da bunlardan birisi…

Bizim neslin çocukluğu, aynı zamanda televizyonun da yeni yeni hayatımıza girdiği döneme rastlıyor. Yani biz bile aslında sanalla gerçeğin kesiştiği kavşakta büyüdük. Televizyon 24 saat yayın yapmadığı için bizi esir aldığı saatler çok kısıtlıydı ve biz özgürlüğümüzü doyasıya yaşıyorduk.

Kızların kendine göre oyunu vardı, erkeklerin kendine göre. Bazen de ortak oyunlarımız vardı.

Oynayacak zaman ve oynayacak oyun çok olunca sıraya koyma gereği duymaz, kurulan ekibe göre başlardık oynamaya. Ter dökerdik, emek verirdik, olan bütün enerjimizi oyuna, dostluğa, arkadaşlığa ve bir daha ele geçmeyecek anılara harcardık.

Bugün düne dönüp “biz eskiden..” diye başlayan hatırlar anlatıyorsak, hepsini canlı canlı yaşadığımızdandır, sanalda ömür çürütmediğimizdendir.

Teknoloji, insanlığın yakaladığı en önemli “gelişmedir” ama ne yazık ki, aynı zamanda da gerçek hayatı elimizden alıp, bizi kendisine esir edendir.

Oysa teknoloji, insanlığın hizmetine sunulan “kolaylıklar” olarak bilinir. Ya biz kullanmayı bilmedik ya da teknolojinin bizi kullanmasını, hatta esir almasını öylece seyrettik.

Bizim zamanımızda bütün bir aile bizi sokaktan evin kapısından içeriye sokamıyordu, şimdi evin kuytu bir köşesinden salona çocukları çıkaramıyoruz, balkona alamıyoruz, aynı sofrada yemek yiyemiyoruz, sokağa çıkıp oyun oynamasını hayal dahi edemiyoruz.

Çocuklarımız sanalın esiri olmuş, cep telefonuna bağlı, başımız öne eğik “bitkisel bir hayat” sürüyoruz/sürüyorlar

Şikâyet etmek kolay, bunu herkes yapıyor ama sıra çözüme geldiğinde bunun o kadar kolay olmadığını da yine herkes biliyor.

Hepimiz biliyoruz ki, çözüm yine sokakta…

Bizim bir zamanlar bir yerlerde bıraktığımız oyunlarda.

O oyunları sakladığımız yerden çıkarılmalı, çocuklarımıza, torunlarımıza armağan etmeliyiz.

Bunun için “bağımlı” olmanın sadece “uyuşturucuyla” alakalı olmadığını, teknolojik bağımlılığın da en az uyuşturucu kadar bir nesli yok ettiğini hatırlatmamız, inandırmamız, ikna etmemiz gerekiyor.

Zor elbet, biliyorum ama bir umuttur yineleyip duruyorum.

Bazen düşünüyorum,40 yıl öncesinden bir pencere açılsa gökte ve şen çocuklar çıksa cama, bağırsa “haydi çocuklar sokağa” ve bizi de alıp, gitsek o günlere…

Ne güzel olur, bir bilseniz; ne güzel olur bir anlatabilsek…

 

 
Etiketler: Haydi, çocuklar, Sokağa!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
180 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
545 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
445 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
270 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
427 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
724 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
850 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
610 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
593 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
381 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2379 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
703 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
907 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
643 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
552 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
599 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
432 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
466 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
372 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
805 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1257 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
847 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4749 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2001 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
880 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
674 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1854 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
794 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1745 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1478 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1846 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
958 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
958 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2842 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1065 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
982 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1740 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
834 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1070 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
831 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1252 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
909 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
844 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
871 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
976 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
877 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1021 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
842 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
784 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1017 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1007 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
831 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
866 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
942 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4541 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1169 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1169 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1412 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1112 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1134 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1274 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1234 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1105 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1041 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1401 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1034 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1189 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1290 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1285 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1747 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1161 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1235 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1235 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
943 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1106 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1117 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1455 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1075 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1250 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1090 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1130 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1138 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1159 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1173 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1241 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1183 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1050 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1086 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1363 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1089 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1131 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1293 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1184 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1130 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
959 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1119 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1325 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1169 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1139 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1126 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1418 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1070 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1247 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1495 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1381 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1132 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1295 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1212 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1156 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1257 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1217 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1064 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1178 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1266 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1085 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
885 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1249 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1093 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1111 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1053 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1073 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1209 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1134 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1002 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1088 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1012 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1200 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1228 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1186 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1276 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1213 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1387 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1150 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1146 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1289 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1248 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1481 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1163 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1017 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1189 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1297 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1145 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1210 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1382 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1231 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1395 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1244 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1138 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1152 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1150 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1148 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1324 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1265 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1208 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1364 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1231 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1308 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1456 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1210 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1266 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1215 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1472 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1359 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1215 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1376 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1200 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1361 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1404 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1252 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1451 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1286 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1312 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1284 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1265 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1300 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1229 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1372 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1362 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1483 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1253 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1409 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1380 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1450 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1127 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1215 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1451 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1267 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1314 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1418 Okunma.
Haber Yazılımı