0
Yazı Detayı
29 Ocak 2019 - Salı 18:40 Bu yazı 900 kez okundu
 
Haydi çocuklar Sokağa!
Naif KARABATAK
naifkarabatak@gmail.com
 
 

Biz eskiden, su içerdik testiden diye başlayan anılar anlatmayı seven bir milletiz, bu doğru ama bunu sadece bizim nesil değil, bizden sonraki nesiller de yapıyor ama aramızda bir fark var; sokak oyunları.

Yeni nesil de eskiyi özler, bizim gibi “eski” haline gelen nesil de eskiyi özler.

Geçmişe özlem duymak, bugünün veya geleceğin kötü olmasından değil, artık onlara ve o zamana ait olmamamızdan, ulaşılabilirliği çoktan kaybetmemizdendir.

Hiçbirimiz dönüp o günlerde oynadığımız oyunları oynayamıyoruz, o günkü kadar mutluluğu bir daha yakalayamıyoruz.

Belki de o günkü gibi tasasız değiliz, kaygısız değiliz, dertsiz değiliz.. sebep çok ama en önemli sebep, -bana göre- teknoloji…

Teknolojinin olmadığı dönemde çocukluk yaşayanlarla, teknolojinin hayatımıza girdiği dönemde çocukluk yaşayanların özlemi farklı. Çünkü teknoloji yokken bizi sokaktan eve sokamazlardı. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, yakınlarımız elbirliğiyle veya tek tek bizi eve sokmaya uğraşırlardı. Oyun vardı sokakta, hayat vardı sokakta, güven vardı sokakta ve hiçbirimiz sokaktan eve girmek istemezdik.

Sabahtan akşama kadar, hatta gece yarısına kadar “birlikte” oynayacağımız oyunlarımız ve “sanal” değil, “gerçek” arkadaşlarımız vardı.

Biz geçmişi özlerken, hem oyunları özlüyoruz hem arkadaşlarımızı özlüyoruz hem de o günü, o günde yaşayanları ve o güne dair şehri özlüyoruz.

Bizden sonraki nesiller de kendine göre geçmişi özlüyor ama bu daha sanal kalıyor. Düşünün ki, eski sanal oyunları özleyen, eski çizgi filmlere hasret yaşayan, eski dizileri, eski filmleri ve eski oyuncuları özleyenler var.

Tetris özleyen yeni nesille karşılaşıyorum.

Volfied veya diğer yılan oyunlarından bahseden, mario gibi bir yerleri geçmeye çalışan insanların özlemleri var. Oysa sanal özlemi, daha iyileriyle sürüp gidiyor. Gerçek özlemi öyle değil; giden bir daha geri gelmiyor, unutulanları hatırlamak da, onları yaşatmak da asla mümkün olmuyor.

Sokak oyunlarımız da bunlardan birisi…

Bizim neslin çocukluğu, aynı zamanda televizyonun da yeni yeni hayatımıza girdiği döneme rastlıyor. Yani biz bile aslında sanalla gerçeğin kesiştiği kavşakta büyüdük. Televizyon 24 saat yayın yapmadığı için bizi esir aldığı saatler çok kısıtlıydı ve biz özgürlüğümüzü doyasıya yaşıyorduk.

Kızların kendine göre oyunu vardı, erkeklerin kendine göre. Bazen de ortak oyunlarımız vardı.

Oynayacak zaman ve oynayacak oyun çok olunca sıraya koyma gereği duymaz, kurulan ekibe göre başlardık oynamaya. Ter dökerdik, emek verirdik, olan bütün enerjimizi oyuna, dostluğa, arkadaşlığa ve bir daha ele geçmeyecek anılara harcardık.

Bugün düne dönüp “biz eskiden..” diye başlayan hatırlar anlatıyorsak, hepsini canlı canlı yaşadığımızdandır, sanalda ömür çürütmediğimizdendir.

Teknoloji, insanlığın yakaladığı en önemli “gelişmedir” ama ne yazık ki, aynı zamanda da gerçek hayatı elimizden alıp, bizi kendisine esir edendir.

Oysa teknoloji, insanlığın hizmetine sunulan “kolaylıklar” olarak bilinir. Ya biz kullanmayı bilmedik ya da teknolojinin bizi kullanmasını, hatta esir almasını öylece seyrettik.

Bizim zamanımızda bütün bir aile bizi sokaktan evin kapısından içeriye sokamıyordu, şimdi evin kuytu bir köşesinden salona çocukları çıkaramıyoruz, balkona alamıyoruz, aynı sofrada yemek yiyemiyoruz, sokağa çıkıp oyun oynamasını hayal dahi edemiyoruz.

Çocuklarımız sanalın esiri olmuş, cep telefonuna bağlı, başımız öne eğik “bitkisel bir hayat” sürüyoruz/sürüyorlar

Şikâyet etmek kolay, bunu herkes yapıyor ama sıra çözüme geldiğinde bunun o kadar kolay olmadığını da yine herkes biliyor.

Hepimiz biliyoruz ki, çözüm yine sokakta…

Bizim bir zamanlar bir yerlerde bıraktığımız oyunlarda.

O oyunları sakladığımız yerden çıkarılmalı, çocuklarımıza, torunlarımıza armağan etmeliyiz.

Bunun için “bağımlı” olmanın sadece “uyuşturucuyla” alakalı olmadığını, teknolojik bağımlılığın da en az uyuşturucu kadar bir nesli yok ettiğini hatırlatmamız, inandırmamız, ikna etmemiz gerekiyor.

Zor elbet, biliyorum ama bir umuttur yineleyip duruyorum.

Bazen düşünüyorum,40 yıl öncesinden bir pencere açılsa gökte ve şen çocuklar çıksa cama, bağırsa “haydi çocuklar sokağa” ve bizi de alıp, gitsek o günlere…

Ne güzel olur, bir bilseniz; ne güzel olur bir anlatabilsek…

 

 
Etiketler: Haydi, çocuklar, Sokağa!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Nisan 2019
Bana bir şaka yap, ciddi olsun!
195 Okunma.
13 Mart 2019
Kim neyi duymak isterse…
228 Okunma.
15 Şubat 2019
Sevgiliye hediye almanın ince taktiği
632 Okunma.
16 Ocak 2019
Bozacı ve nohutçu
645 Okunma.
08 Ocak 2019
Trene binmek, vapurdan inmek!
532 Okunma.
02 Ocak 2019
Yanımdan geçip giden kimdi?
352 Okunma.
25 Aralık 2018
İstanbul’un camileri ve vaazları
492 Okunma.
04 Aralık 2018
Mutfakta garip şeyler oluyor
842 Okunma.
20 Kasım 2018
Tehlikeli adam
939 Okunma.
09 Kasım 2018
Bir zıpzıp; Necdet Kökeş
691 Okunma.
30 Ekim 2018
Bir deliyle söyleşi
674 Okunma.
26 Ekim 2018
Bir 12 Eylül Kazası
440 Okunma.
24 Temmuz 2018
Sana patronun kim olduğunu göstereceğim!
2495 Okunma.
11 Temmuz 2018
Yeni Kabine ve Hulusi Akar
766 Okunma.
04 Temmuz 2018
İdam isteyenlere üç güzel film
988 Okunma.
03 Temmuz 2018
Poşetleyin bu muzır dünyayı
693 Okunma.
28 Haziran 2018
Saza gelmeyin, gaza gelin!
623 Okunma.
25 Haziran 2018
Seçim sonucunu takip ederken…
659 Okunma.
22 Haziran 2018
Seçime bir kala...
498 Okunma.
19 Haziran 2018
Cumhurbaşkanı adayları…
566 Okunma.
18 Haziran 2018
Hangi insan?
430 Okunma.
29 Mayıs 2018
Gizemli kız ağlıyordu!
863 Okunma.
02 Mayıs 2018
Osman amcanın eşeği ve ilham!
1334 Okunma.
24 Nisan 2018
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
915 Okunma.
04 Nisan 2018
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
4821 Okunma.
16 Mart 2018
Çiftliğinde boğ beni!
2067 Okunma.
07 Mart 2018
İK açısından kadın ayrımcılığı
941 Okunma.
06 Mart 2018
Sonunda korku kanseri oldum!
736 Okunma.
23 Şubat 2018
Bir şehri niye severiz?
1918 Okunma.
20 Şubat 2018
Bir zamanlar utanıyorduk…
847 Okunma.
14 Şubat 2018
Donacak halim kalmadı
1812 Okunma.
30 Ocak 2018
Gittikçe babama benziyorum
1537 Okunma.
16 Ocak 2018
Herkes doktor olursa…
1916 Okunma.
10 Ocak 2018
Yani delirmiş diyorsun!
1016 Okunma.
25 Aralık 2017
Vapura binip deniz görmemek
1021 Okunma.
23 Ağustos 2017
Amatör ruh ve profesyonellik
2894 Okunma.
15 Ağustos 2017
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
1129 Okunma.
07 Ağustos 2017
Hayatımı geri istiyorum
1042 Okunma.
11 Temmuz 2017
Kurtuluşa eren cemaatler
1809 Okunma.
09 Temmuz 2017
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
895 Okunma.
03 Temmuz 2017
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
1119 Okunma.
02 Temmuz 2017
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
886 Okunma.
23 Haziran 2017
O partinin adalet anlayışı
1301 Okunma.
21 Haziran 2017
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
984 Okunma.
19 Haziran 2017
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
914 Okunma.
18 Haziran 2017
Bilinçaltında siyaset aramak
933 Okunma.
14 Haziran 2017
Orucu emreden ben değilim!
1040 Okunma.
13 Haziran 2017
Medyanın olaya bakış şekli
942 Okunma.
08 Haziran 2017
Tren ne zaman kalkıyor?
1076 Okunma.
06 Haziran 2017
Biz orucu iyi tutuyoruz…
893 Okunma.
06 Haziran 2017
Elimde büyümüştü kerata!
843 Okunma.
31 Mayıs 2017
Bir diktatörü tanıma dersleri
1098 Okunma.
25 Mayıs 2017
Bir kabine girdim ki…
1063 Okunma.
23 Mayıs 2017
Vazgeçemediklerimizin kölesiyiz
881 Okunma.
21 Mayıs 2017
Aynı dili konuşmak, konuşmak değil
927 Okunma.
18 Mayıs 2017
Ezikliğe gönüllü olmak
998 Okunma.
10 Ağustos 2016
Bir cemaat nasıl olmalı?
4583 Okunma.
09 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (2)
1221 Okunma.
08 Ağustos 2016
Özür seanslarına buyurun… (1)
1228 Okunma.
05 Ağustos 2016
Hak yiyenler ve göz yumanlar…
1477 Okunma.
04 Ağustos 2016
Biz bu oyunları yiyecek miyiz?
1166 Okunma.
02 Ağustos 2016
Darbenin itirafı
1194 Okunma.
01 Ağustos 2016
OHALde, bu halde, her halde
1338 Okunma.
28 Temmuz 2016
Darbeyi rüyamda gördüm
1304 Okunma.
27 Temmuz 2016
İnkâr edecekseniz neden yaptınız?
1157 Okunma.
27 Temmuz 2016
Her şeyi paralele bağlamak…
1095 Okunma.
26 Temmuz 2016
Neden Darbe Yaparlar?
1464 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbecilere idam gelmeli mi?
1097 Okunma.
22 Temmuz 2016
Ha OHAL’de ha bu halde ama özgürce
1253 Okunma.
21 Temmuz 2016
Her şey o büyük gün için
1350 Okunma.
20 Temmuz 2016
Köydeki bütün itler öldürülecek
1343 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe neden başarısız oldu?
1873 Okunma.
18 Temmuz 2016
Darbe öyle değil, böyle vurulur
1217 Okunma.
15 Temmuz 2016
Yanlış taşa basmak yasak!
1396 Okunma.
14 Temmuz 2016
Ülkeler ve sınırlar
1290 Okunma.
13 Temmuz 2016
Ben gazeteci değilim...
989 Okunma.
12 Temmuz 2016
Herkes uyurken uyanmalı!
1166 Okunma.
11 Temmuz 2016
Ülkemizde kaç fikir var?
1183 Okunma.
30 Haziran 2016
Devenin zoruna giden konu!
1633 Okunma.
30 Haziran 2016
Terör ve yüzsüzler…
1154 Okunma.
29 Haziran 2016
Cam içinde kandil ve onun yakıcı ustası…
1312 Okunma.
27 Haziran 2016
İsrail’le normalleş(eme)me
1149 Okunma.
27 Haziran 2016
Herkesin her şeyi bildiği bir zamanda…
1181 Okunma.
24 Haziran 2016
Hayata ‘O’nun gözüyle bakmak
1190 Okunma.
23 Haziran 2016
Bu biz olamayız
1217 Okunma.
22 Haziran 2016
İnadına yatırıma yeni adres
1217 Okunma.
20 Haziran 2016
Ahlaka ahlaki bakış
1297 Okunma.
19 Haziran 2016
Bizi boşayın hâkim bey
1266 Okunma.
18 Haziran 2016
Ama o fakir
1101 Okunma.
17 Haziran 2016
Yan çiziyoruz, biz bunu hep yapıyoruz
1150 Okunma.
16 Haziran 2016
Yalan söylemek orucu bozar mı?
1434 Okunma.
15 Haziran 2016
O geliyor o!
1158 Okunma.
13 Haziran 2016
Siz iyisi mi hıyar ekin!
1194 Okunma.
10 Haziran 2016
Yeter, yoksulların halini anladık!
1340 Okunma.
09 Haziran 2016
Oruç tutmak yasaklanmalı mı?
1238 Okunma.
08 Haziran 2016
Aslında ben iyi adamım
1186 Okunma.
07 Haziran 2016
Çocuk ve ramazan...
994 Okunma.
06 Haziran 2016
Soykırımda kelimelerin dili
1179 Okunma.
02 Haziran 2016
Yazı yazmanın mevsimi
1384 Okunma.
02 Haziran 2016
Fikrinden emin olmayan yazarlar
1222 Okunma.
01 Haziran 2016
Siz susun be azizim, susun!
1210 Okunma.
31 Mayıs 2016
Biz yiyici grubundanız!
1196 Okunma.
26 Mayıs 2016
Bu yazı olmamış!
1492 Okunma.
25 Mayıs 2016
Gündemin nerede, canın orada
1133 Okunma.
24 Mayıs 2016
Bir sevdadır bakanlık
1303 Okunma.
22 Mayıs 2016
İnsanlara dokunmadan dokunun
1561 Okunma.
19 Mayıs 2016
Yıldırımların Bin Ali’si
1435 Okunma.
19 Mayıs 2016
Bakılacak falın mı var?
1196 Okunma.
18 Mayıs 2016
AK Partinin Adayını Açıklıyorum
1365 Okunma.
17 Mayıs 2016
Dedikodu Üzerine Çeşitlemeler
1271 Okunma.
16 Mayıs 2016
Yargı neden hep tartışılır?
1215 Okunma.
11 Mayıs 2016
Başkanlık bizi parça pincik eder!
1318 Okunma.
11 Mayıs 2016
Seni belgeyle döverim!
1273 Okunma.
09 Mayıs 2016
Fikrini yalanla savunmak…
1152 Okunma.
05 Mayıs 2016
Köşe yazarlığı ve pratisyen hekimlik
1237 Okunma.
28 Nisan 2016
Laiklik adam olmaksa ben adam değilim!
1334 Okunma.
27 Nisan 2016
Laikliği bilmiyorsanız savunmayın
1128 Okunma.
26 Nisan 2016
İnandığınızı söyleyin, anlatayım...
924 Okunma.
25 Nisan 2016
İtinayla ezber bozulur
1303 Okunma.
23 Nisan 2016
Bir sahil kasabası hayali
1143 Okunma.
20 Nisan 2016
Erdoğan hastalığına tutulanlar
1161 Okunma.
19 Nisan 2016
Savunduğunuz fikri öğrenin!
1111 Okunma.
18 Nisan 2016
Dokunulmazlık ve erkeksen çık dışarı
1140 Okunma.
15 Nisan 2016
Dürüstlüğü kaybediyoruz…
1264 Okunma.
14 Nisan 2016
Hikâyeyi okuyan yok,özetini çıkaran çok!
1181 Okunma.
13 Nisan 2016
Alışkanlıklardan kurtulmak
1061 Okunma.
12 Nisan 2016
Hangi ülkenin askeri daha güçlü?
1146 Okunma.
11 Nisan 2016
Yasalar ve dönemler
1063 Okunma.
09 Nisan 2016
Vatandaşlıktan çıkar(ama)ma
1256 Okunma.
07 Nisan 2016
Kılıçdaroğlu’na siyaset dersi
1278 Okunma.
06 Nisan 2016
Sarhoş masasına konu olan siyasetçiler
1257 Okunma.
05 Nisan 2016
Geçmişe bir baharlık bakış
1327 Okunma.
04 Nisan 2016
Gazeteci ne zaman ağlar?
1265 Okunma.
01 Nisan 2016
Meydan boş, darbe yapalım
1447 Okunma.
30 Mart 2016
Toplum baskı altında!
1201 Okunma.
29 Mart 2016
Bu ağza, bu sevgi çok fazla
1209 Okunma.
28 Mart 2016
Irkçılığın iki esas nedeni
1344 Okunma.
25 Mart 2016
Fitne ne zaman anlaşılır?
1306 Okunma.
24 Mart 2016
Aranan kan bulunamadı
1565 Okunma.
23 Mart 2016
Bir nasihat edelim, musibet tazeyken
1216 Okunma.
22 Mart 2016
Bomba mı önemli, bombacı mı?
1076 Okunma.
21 Mart 2016
Patlamadan hemen öncesi
1242 Okunma.
18 Mart 2016
Kendinizi tanımak ister misiniz?
1345 Okunma.
17 Mart 2016
Terörün esas amacını unutmamak
1193 Okunma.
16 Mart 2016
Bulursanız vicdanınızı, elinizi koyun!
1251 Okunma.
15 Mart 2016
İçimizdeki beyinsizler
1439 Okunma.
13 Mart 2016
Yatak odası dinlemek…
1291 Okunma.
11 Mart 2016
Darbelerde gazeteci rolü
1447 Okunma.
10 Mart 2016
Dikkat Resmileşti!
1312 Okunma.
09 Mart 2016
Operasyon tamam, izahı eksik
1191 Okunma.
08 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1208 Okunma.
07 Mart 2016
Neyi savunduğunu bilmemek
1219 Okunma.
05 Mart 2016
Onlarda hain varsa bizde de var!
1200 Okunma.
01 Mart 2016
AYM kararlarından fal tuttum!
1379 Okunma.
29 Şubat 2016
Korku, saplantı olursa…
1329 Okunma.
26 Şubat 2016
Yazarların durduğu yer
1265 Okunma.
25 Şubat 2016
Siyaset, uşaklık için yapılmaz
1457 Okunma.
24 Şubat 2016
Yandaşlığın sınırını zorlayanlar
1290 Okunma.
23 Şubat 2016
Gerçek gündem ve sanalı
1358 Okunma.
22 Şubat 2016
Mutluluğunuz ırkınız olmasın
1532 Okunma.
19 Şubat 2016
Bozuk olan bomba mı, süt mü?
1259 Okunma.
18 Şubat 2016
Mevzubahis olan, teferruat mı oldu?
1316 Okunma.
17 Şubat 2016
Siyasetin ahlakı, Baykal’ın duruşu
1287 Okunma.
16 Şubat 2016
Savaş ve boşanma
1532 Okunma.
15 Şubat 2016
Kaçınılmaz olan savaş mı?
1440 Okunma.
12 Şubat 2016
İçinizdeki İrlandalılar ve Çorumlular…
1266 Okunma.
10 Şubat 2016
Mutluluk Bakanlığı
1434 Okunma.
09 Şubat 2016
Hadi gelin depresyona girelim
1265 Okunma.
08 Şubat 2016
Güzel yarınlara giden yol
1417 Okunma.
05 Şubat 2016
CHP’nin Kutsal Değeri ve Çivisi
1448 Okunma.
04 Şubat 2016
Dizilerde insanlık dersi
1305 Okunma.
03 Şubat 2016
Vefasızlık ve nankörlük
1515 Okunma.
02 Şubat 2016
Türkiye ve iç savaş
1334 Okunma.
01 Şubat 2016
Duruş yoksa eğiliş vardır!
1377 Okunma.
29 Ocak 2016
Yalanlar ve gerçekler…
1341 Okunma.
27 Ocak 2016
Muhalif, ufuk açınca anlamlıdır
1317 Okunma.
26 Ocak 2016
Başkanlık sistemi ve kuru inat
1345 Okunma.
25 Ocak 2016
Aşağılanmaktan zevk almak…
1284 Okunma.
22 Ocak 2016
Başkası olmak, başkalaştırır
1440 Okunma.
21 Ocak 2016
Kötüler, her zaman bir birini kollar
1411 Okunma.
20 Ocak 2016
Alışkanlıklar yaşam tarzı olmamalı
1538 Okunma.
19 Ocak 2016
Sorgulamıyorsanız, suçlusunuz
1320 Okunma.
18 Ocak 2016
CHP’de ne değişti?
1483 Okunma.
14 Ocak 2016
Kaybedilen merhamet bulunur mu?
1423 Okunma.
13 Ocak 2016
Biz bu imzaları tanıyoruz
1503 Okunma.
12 Ocak 2016
Suriyeli olmak ister misiniz?
1188 Okunma.
11 Ocak 2016
Beyazı lekelemenin ne anlamı var?
1266 Okunma.
09 Ocak 2016
Bazı liderler, komedi filminde güzel
1500 Okunma.
08 Ocak 2016
Ceplerime doldurduğum adresler
1326 Okunma.
07 Ocak 2016
Laiklik, Müslümanlara mı layık!
1373 Okunma.
06 Ocak 2016
Din sizin mi, Allah’ın mı?
1484 Okunma.
Haber Yazılımı