Yazı Detayı
14 Kasım 2018 - Çarşamba 18:47 Bu yazı 893 kez okundu
 
“ALTIN ÇAĞIN ÇOCUKLARI!”
Neslihan YÜKSEL
 
 

Hiç unutmam. Bir yere misafirliğe giderken hep “Sadece bir bardak çay içeceksin, ısrar ederlerse bir bardak daha” der ve evde sıkı sıkı doyurur “sofraya buyur ederseler oturursun.” derdi annem. Çocukluk işte; gideceğimiz yerdeki yiyeceklerin hayalinden, daha yolda acıkırdı karnımız. “Gel otur çocuğum.” denildiğinde bile annemize kayardı mahçup gözlerimiz. “Yok teyze, tokuz.” derdik. Annem gururlu bir komutan edasında, gözlerini yere diker, sonra mesut bir gülümseme yayılırdı dudaklarına. Kim bilir, içinden neler geçerdi? Hele bir de teyzeler “Ne güzel çocuklar yetiştirmişsin!” derse sanki sevinçten havalara uçacakmış da, edebi onu tutarmış gibi, bir muzip sevinçle parlardı gözleri...Ayak altı olmayan bir yere biraz ondan, biraz bundan alelacele serpiştirilmiş sofralara oturtulurdu çocuklar. Hep büyüklerin masasını süzerdi içimizi çekerek gözlerimiz. Hele birde aramızda göz açık obur çocuklar varsa, doğru düzgün birşey yiyemeden kalkardı, midelerimiz. Muhabbetten vakit bulursa, şanslıysak “Bir çay daha vereyim mi? diye kapıdan başını uzatırdı ev sahibi teyzeler. Dünyalar bizim olur, sessizce başımızı sallardık.  Sarımsı bir su gibi, soğuk. Soğukluktan şekeri erimeyen. Ama; hala tadı damağımda, sulandırılmış o canım çaylar. O yüzdendir çaya sevdamız... Adam yerine konmaktı derdimiz. Soğuk da olsa, açık da büyükler gibi çay içebilmek ne güzel şeydi. Hiç olmadı ki büyüklerle aynı masaya oturmak gibi bir düşüncemiz...

Hele önümüzdeki sene de giyer diye büyük alınan, üstümüze bir kaç beden büyük elbiselerimiz. Bir de büyükten küçüğe, miras gibi kalan giysilerimiz. Şimdi düşünüyorum da, o yüzden mi hiç çocuk olmadık? Olamadık? Ta o zamanlarda büyümemiz için acele etmemiz gerektiğinin farkına vardık. Zaten, biz hep o “altın çağ”ın çocuklarıydık. Annesinin, babasının, kardeşlerinin gözünü gözleyen. Bırak onları üzmeyi, ne yapsam da katkım olsa diye düşünen...Çoğumuzun ardından bir suç işlediğimizde, o meşhur terliklerin ikili, üçlü falsolar yapıp her defasında tam isabet etmesine akıl erdiremeyen... Her şeyi olmayıp da, her şeye sahip hisseden. Kimsenin bir şeyinde gözü olmayıp elindekilerle yetinen. Hayal kurmayı, umut etmeyi bilen. “O oyuncağı istiyorum!” diye, avaz avaz bağırmaması gerektiğini hisseden. Ve zaten böyle bir şeye hiç teşebbüs etmeyen. Gerektiğinde tek tekerlekten veya delikli herhangi bir şeyden araba yapabilen. Yapamasa da onu araba gibi düşleyen. Basit tek tip bebekleri veya elde dikilmiş bez bebekleri olan...

 

Hatırlıyorum. Ne güzeldi bayramlar!Bayramları dört gözle beklerdik. Bayramlıklarımızın hayaliyle sabah ederdik. Hatta; sanki gelip birisi alacakmış gibi, yastığımızın altına koyardık. Yarı uyur, yarı uyanık sabahlardık. Sabahın köründe başlardı tatlı telaş. Ailece kahvaltımızı yapar, bayramlaşır, soluğu arkadaşlarla toplanıp şeker toplamada alırdık. Hiç tanımadığımız kapıları korkmadan çalar, şeker toplardık. Elimizde çantalar, poşetler bir sürü şekerimiz olurdu. Şeker gibi bayramlarda biz, “şeker gibi çocuklardık.” Öyle saftık ki; en üzgün anımızda bile bir şekere kanar, ağlamazdık...

Her dediğimiz olmazdı. Her şeyin bir sırası vardı. Anne, babamıza sezdirmezdik bir şey istediğimizde. Alamadığı için mahçup hsin istemezdik. Çoğu şeyi elde edemesek de, içten içe düşlerdik, isterdik, beklerdik. Öfke nöbetlerine girmezdik. O yüzden değerliydi her öğe. Emeksiz yemek olmazdı, bilirdik. O yüzden aç da olsak, yemeğin pişmesini, sofranın kurulmasını, büyüklerin oturmasını beklerdik. Sonra nimetin şükründe, minnetle yemeğimizi yerdik...

İşte; biz böyle, masal gibi bir nesildik. Sonra, sanırım bir gün kendimize haksızlık ettiğimizi farkettik. Şimdilerde; her şey dört dörtlük hayatlarda ve sofralarda yine bir şeyler eksik. Sanırım biz o günleri özledik. Galiba biz o eski günleri çoooook özledik!!

Sevgi ve saygılarımla,

Instagram/tcneslihanyuksel

Facebook/İçsel Algılar

Blog/icselalgilar.blogspot.com

 
Etiketler: “ALTIN, ÇAĞIN, ÇOCUKLARI!”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ağustos 2019
ORDA BİR KÖY VAR; Uzakta;...
1110 Okunma.
08 Ağustos 2019
Var mısın?...
1079 Okunma.
31 Temmuz 2019
SÖNDÜRÜN!...
1329 Okunma.
25 Temmuz 2019
Selam olsun aynalara;...
1086 Okunma.
17 Temmuz 2019
Sağlık, en değerli sermayedir!...
1160 Okunma.
10 Temmuz 2019
ALIŞALIM ARTIK!..
1163 Okunma.
03 Temmuz 2019
Gelecek de, gelecek!...
1186 Okunma.
24 Haziran 2019
Umudum, umutta!..
1177 Okunma.
19 Haziran 2019
“DİNLE;...”
1891 Okunma.
12 Haziran 2019
Ağız tadıyla;...
297 Okunma.
06 Haziran 2019
Şeker Gibi Bir Bayram Olsun!
280 Okunma.
29 Mayıs 2019
HOŞ BİR SADA BIRAKSAK;...
331 Okunma.
22 Mayıs 2019
Topal Sehpa
297 Okunma.
20 Mayıs 2019
Ömrüme İthafen;...
236 Okunma.
15 Mayıs 2019
Ey, Türk gençliği!
322 Okunma.
08 Mayıs 2019
Belki de; anneni özledin?...
401 Okunma.
01 Mayıs 2019
Fotoğraflar, anılar, falan-filan...
350 Okunma.
29 Nisan 2019
Hiçliğimden, Benliğime
305 Okunma.
24 Nisan 2019
Şen olun; bayram olsun çocuklar!
380 Okunma.
22 Nisan 2019
İPİNİ KOPARTAN UÇURTMALAR
328 Okunma.
17 Nisan 2019
Herkesin işine yaradığın kadar iyisin!
506 Okunma.
10 Nisan 2019
YELKENLER FORA!...
493 Okunma.
08 Nisan 2019
Anadolu'dan...
314 Okunma.
03 Nisan 2019
HAYDİ, ŞİMDİ; “HAYATA TUTUN!”...
430 Okunma.
27 Mart 2019
YURDUM İNSANI, “Haydi Seçime!”...
528 Okunma.
20 Mart 2019
NE GÜZEL ŞEYSİN; BAHAR!...
585 Okunma.
13 Mart 2019
HOŞÇAKAL ÇOCUKLUĞUM!...
500 Okunma.
06 Mart 2019
“Ben KADINIM! Ben CAN’IM!...”
359 Okunma.
27 Şubat 2019
Söz’de SEVDİK!...
493 Okunma.
20 Şubat 2019
CANIM TÜRKİYE’m!...
665 Okunma.
13 Şubat 2019
14 ŞUBAT’a GİRERKEN;...
745 Okunma.
06 Şubat 2019
AZRAİL HEP HABERSİZ GELİR!..
822 Okunma.
30 Ocak 2019
AŞK’a DAİR;...
700 Okunma.
23 Ocak 2019
HELAL ve SICAK EKMEK
855 Okunma.
16 Ocak 2019
YOL, YOLCU ve YOLDAŞ
691 Okunma.
09 Ocak 2019
İYİLER HEP KAZANIR!
912 Okunma.
02 Ocak 2019
HOŞGELMİŞ 2019!
699 Okunma.
26 Aralık 2018
BAK POSTACI GELİYOR!...
775 Okunma.
19 Aralık 2018
...BİR ÇİFT LAFIM VAR, KIŞ’A...
691 Okunma.
17 Aralık 2018
İnsan Doğmak ve İnsan Kalmak
475 Okunma.
12 Aralık 2018
HUUUUU KOMŞU!...
765 Okunma.
05 Aralık 2018
ENGELSİZ, GÜZEL GÜNLERE...
787 Okunma.
28 Kasım 2018
“ELVEDA!” DEMEDEN ÖNCE
760 Okunma.
21 Kasım 2018
HEYT BE YAŞAMAK!
1038 Okunma.
02 Kasım 2018
Karanlığa Işık Ol
1177 Okunma.
31 Ekim 2018
EZAN, BAYRAK, VATAN...
870 Okunma.
24 Ekim 2018
İYİ, KÖTÜ...
1005 Okunma.
17 Ekim 2018
BIRAKIN HAYAL KURSUN ÇOCUKLARIMIZ!
1189 Okunma.
10 Ekim 2018
DEPRESİF RUHLAR
1020 Okunma.
03 Ekim 2018
ZAMAN ÇOK YAMAN!
1242 Okunma.
30 Kasım -0001
“İÇİNDEKİ SEN”E BİR ŞANS VER!
437 Okunma.
Haber Yazılımı