Haber Detayı
21 Temmuz 2019 - Pazar 20:16 Bu haber 2132 kez okundu
 
DENİZ KATLİAMCILARI SİYASETÇİ PEŞİNDE
GÜNDEM Haberi
DENİZ KATLİAMCILARI SİYASETÇİ PEŞİNDE

DENİZ KATLİAMCILARI SİYASETÇİ PEŞİNDE

Denizlerimizdeki kirlilik sadece kıyılardaki çöp görüntüleri değil, akarsular vasıtasıyla taşınan lağım, ağır metal gibi kimyasallar yanında;  canlılara uygulanan avlanma rezaletleridir.

Aslında, avlanma konusundaki uygulamalar, rezaleti çoktan aşmış ve ‘Terör’ boyutu  yaratılmaktadır. Bu gün Karadeniz de ki balık türlerinin 30 yıl öncesine göre yüzde 500 eksilmesinin nedeni, kirlilik yanında vahşi avlanmadır. Vahşi avlanmanın tek sebebi vardır, siyaset.

Siyaset, modern teknoloji ile donatılmış av gemilerinin  ‘Terör’ uygulaması avlanmalarına ‘Dümen’ tutmaktadır. Daha ziyade ‘Trol’ dediğimiz avlanma modeli ile denizlerimizdeki balık türlerinin nesli tükenmektedir. ‘Siyaset, nasıl dümen tutuyor?’

Örnek… Ereğli Bababurnu ile Bartın arasında her türlü trol yasak. Trol, iki gemi arasında gerilen ağın önüne takılan kalas ile dip taraması yapmak demek. Dip taraması ile değil balıklar, baylık yumurtaları da toplanıp parçalanıyor.

2012- 2016 yılları arasında Bababurnu ile Bartın arasında trol serbestti.2016-2010 arasında bu bölgede trol yasaklandı. Edindiğim bilgilere göre, ‘Trol mafyası’ harekete geçmiş. Trol mafyası, ‘Orta su trolü’ adı altında trolü serbest bıraktırmaya çalışıyor. Orta su trolünde çift tekne, kalas ile dip taraması yapıyor ve sahile 24 metreye kadar inip, denizi katlediyorlar.

Normal trol ile avlanma, karadan 2 mil (3 bin 700 Km)uzakta yapılan avlanmadır.

Orta su trolünün bölgemizde serbest bırakılması, bölgemizde denize vurulacak en büyük darbedir.  Yapılacak katliama göz yummaktır.

Yapılacak olan, Tarım İl Müdürlüğü’nün bu rezaletten çok katliama göz yummaması ve sorulacak görüşe, ‘Olumlu’ rapor verilmemesidir.

Bu gün bu orta su trolü adı altında katliamı destekleyen bölgemizde birçok ‘Balık tufeylisi’ vardır. Sadece Ereğli de 40 tane kaçak balık avı yapan ‘Trolcü’ bulunmaktadır.

Sayın Vali Erdoğan Bektaş ve il Tarım Müdürü Cemalettin Çataklı’nın bu konuda hassas davranması bekleniyor.

Denizlerimizdeki ‘Mafyavari  avlanma’ sadece balık nesli üzerinden değil, diğer deniz ürünleri üzerinden de yapılıyor. İki yıl önce, Akçakoca’dan denize giren bir ‘Mafya’ çeşidi, Zonguldak sahilleri dahil olmak üzere, kayalardaki midyeleri kazıdı ve İstanbul’a lokantalara sattı.  Gündüz kayalardan kazınan midyeler Kozlu Limanı içinde depolandı ve kamyonlarla şehir dışına gitti. O dönemler yapılan türlü şikâyetler ise dikkate(!) alınmadı.



 

ZONGALIK MI ZONGULDAK MI?

‘Hizmette geri kalmışlık’ ve ‘Yaşam kalitesi açısından seviyemizi dikkate sunmak için, Zonguldak’tan bahis ederken ‘629 Adımlık Şehir’ diyorum ya? Aslında, ortaya konan istatistik gelişmeler yanında, görünen olayları sıralamak işe yaramıyor. Çünkü, şehir dışına çıkmamışlar fark etmiyorlar. Hele de ‘Siyasete angaje’ olmuş tipler, ‘Muhalefet yapılıyor’ diye dikkate bile almıyor. ‘Bakar körlere’ anlat bakalım anlatabilirsen…

Zonguldak’a demiryolu, Cumhuriyetin ilk yılları gelmiş. Endüstri bölgesi olarak planlanma safhası… Düşünün hele, bu gün Zonguldak Gar Müdürlüğü ile Uzunkum arasında yapılacak üç tane hemzemin geçidin, üst geçide çevrilmesi gerekir. Projelerini iki yıl önce yayınlamıştım İnanış’ta… Malum ‘Mali Tablo’ gereği projeler rafta…

İktidar Partisi adayı Zonguldak’ta seçimi kazandı. En büyük sorun yol… Asfalt ihalesine girenler, para alamamak korkusu ile yüksek fiyat verdiler ve ‘Bahane’ gerçekleşti, ‘Yeterli rekabet şartları oluşmadı’ ve ihale ‘Piyastos’ oldu.

Karayolları ağını ‘Belediye sırtından’ çıkartmak, karayollarına ‘Bedava asfalt’ döktürmek için, gerekli şartları yerine getirmek içinde ‘İrade’ gerekli. Bu mevsimde(!) ‘İrade’ biraz zor… Kış gelsin bakalım(!)

Gelelim karşılaştırmalı habere.

FORBES, Türkiye’nin ‘En yaşanabilir şehirleri’ listesi yayınlamış. 94 başlıktaVerisetine göre  hazırlanmış,  81 ili kapsayan dev liste. , Forbes, 1917 yılından bu yana  iş dünyası ve ekonomi dergisi olarak yayınlanıyor.

Yapılan araştırmaya göre Zonguldak’tan ayrılıp il olan Karabük 20. Sırada, Zonguldak ise 25. Sırada.

Bir başka anket daha var. ‘Öğrenci dostu Üniversite şehirleri’  araştırmasında Zonguldak 2019’da 31. Sıraya düştü. 3 yılda 14 şehrin gerisine düştük. Karabük ise 2017’de 63. Sırada iken 2019’da 51. Sıraya geldi.

Araştırmaya, Türkiye’nin 81 ilinde 123 devlet ve 65 vakıf üniversitesinden 35 bin 715 öğrenci katılmış.

Bırakın onu bunu… 22 milyon kusüre yapılmış bölgenin önemli yatırımlarından Arıtma Tesisi’nin haline bakın. Yüzde 30 kapasite ile çalışıyor. En az beş mahallenin lağım kanalları Arıtma Tesisi kanallarına değil de, liman kar Dereye akıyor.

Bırakın onu bunu… Sahildeki arıtma tesisi önünde, ‘Derin deşarj sistemi’ güzergahını göstermesi için takılmış renkli balonlar kopmuş gitmiş. Mal Alah’ın kul Allah’ın… Kimsenin haberi yok. Koordinatları bilmeyen balıkçıların döktüğü ağlar, deniz dibindeki ‘Arıtma borularını’ yakalıyor. Balıkçıların ağları yırtılıyor. Yarın, dipteki boruları sökerlerse şaşırmayın.

Bırakın onu bunu… Kozlu da Uzunkol(Mendirek) üzerindeki sinyal lamba odasının kapısı kırılmış. Biri elektriğe çarpılsa, ‘Eğitim zayiatı’ olacak her hal de?

Bakın gazetelere… Bir dünya ‘Çene suyu çorba’ türü reklam açıklamaları. ‘Kaçak ölüm çukurları için çözüm bulamadık’, ‘Bürokrat geçicidir’ gibi…

Ben ‘629 Adımlık Şehir’ yazınca, birilerinin ‘Dip ayarları’ bozuluyor, her nedense…




 

SU İŞİ ‘ÇOOK DAHA’ SU KALDIRIR!

Geçtiğimiz hafta, Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Selim Alan, ‘Mutad’ basın toplantılarından birini yaptı.

Değişen bir şey yok. Asfalt yerine parke döşeme işi başlamış. Özel idare ile İMC usulü yapılıyor anlaşılan. Mahallelerin lağım suları yine ‘Şakır şakır’ dereye akacak. 22 milyon küsur  euro’ya mal olan ve yüzde 30 kapasite ile çalışan arıtma tesisi yine ağlayacak.

Önemli konulardan biri seyyar rezaleti idi. Şehir de ‘Ahi kültürü’ gebermiş, ‘Asi Kültürü’ öne çıkmıştı. Anlaşılan, ‘Ak Belediyecilik’te bu konuda ‘Duyarlı’ değil. Seyyarlar, yaya geçitlerini kullanıyor artık. Önümüzdeki günlerde, “Yaya’ya öncelik” yazılarının yerine ‘Seyyara öncelik’ yazılırsa şaşırmayın. Başkan Alan, ‘Seyyar’ konusunda  ‘Öteleme’ yapmış. Zaman kazanmak istiyor her hal de!  Yapacağı en fazla, Fevkani Köprüsü Soğuksu ayağındaki gibi ‘Sergici pazarı’ oluşturmak (!)olur.

Fevkani’yi yıkacağım’ sözünde ‘Patinaj’ yapmış. ‘Şimdi yıkalım desek iki yıl alır’ diyor.

Başkan Alan, basın toplantılarında yaptığı konuşmaların Antrenmanını yapmıyor her hal de? ‘Osmanlıdan kalma’ bir Kanun alt yapısı’ olan Meşveret’ diye bir ‘Tartışma adabı vardır ya? Kimseyle tartışmadığı belli.  Çok çabuk ‘Aydım da caydım’ diyor.

Bu gün su konusunu irdeleyeceğim. ‘17 yıldır su parası ödememiş, 24 bin lira su borcu olan var’ diyor Sayın Alan. Bu gün itibaren 20 milyon üzerinde su alacağı var belediyenin. Borcu olanlara yüzde otuzu peşin 12 taksit uygulaması getirildi. Toplayacağı para 5-6 milyon olabilir.

Belediye bu konuda yine ciddi bir çalışma yapmıyor. Bu gün itibarıyla, kapalı abonelerin(Borcu ödenmediğinden kapanmış, başkasının üzerinde açılmış aboneler)sayısı çok yüksek. Üzerlerindeki parada 10-15 milyon lira civarında.

Veririm icraya alırım’ derseniz, havanızı alırsınız. Eski abone oldukları için, ıslak imzaları ve TC kimlik noları yok. İcra için hukuk servisine gönderirseniz, hukuk servisi de ‘Eksik evrak’ diye geri gönderir. Yani dava açılmaz.

Edindiğim bilgilere göre, yeni bir uygulama(İcat) başlatılmış. Emlak-ÇTV- Katı atık-Su sicilleri birleştirilip, yeni bir sicil veriliyormuş. Su’yun zaten abone numarası yok mu? Yapılacak olan, ‘Şifre’ numaraları çoğaltmak olmamalı. Sicilleri en aza indirgemelidir. Neden ‘TC Kimlik No’ üzerinden işlem yapılmak denenmiyor?

Yukarda dediğim gibi, Zonguldak Belediyesi, zaman israf etmeden, su abonelerini güncellemeli. Adres ve TC Kimlik No’ları yanında ıslak imzaları tedarik edilip, abonelere ‘Resmiyet’ kazandırmalıdır.

24 Milyon su borcu olan var’ diyor Başkan Alan. Peki bu su borcu sahibi yaşıyor mu, ölmüş mü? Bu su borcu olan adamın adresinde su akıyor mu? Kimin üzerinde akıyor? 24 milyon borcu olan kişiyi icraya/mahkemeye verecek elinde doneler var mı? Islak imzası, TC Kimlik no’su var mı?

En önemlisi, 10-20 bin üzeri su borcu olup ‘Vermeyecek’ olanları, icraya verebilecek ‘Dirayet’ var mı?

Su konusu: Ulutan barajından, akıllı sayaçlara, su kaçaklarından, yasal müdahalelere kadar daha ‘Çoookk’ su kaldırır.

Şu anda yapılan da ‘İdare-i Maslahat’

Haftalık ‘Mutad’ toplantıların faydası yok mu?” Var elbette. En azından, başkanın ‘Halet-i ruhiyesi’ okunuyor. Başkan söze ‘Merhaba arkadaşlar’ diye başlarken, ‘Seçim vaatleri, Ankara irtibatları ve Zonguldak’a dönüş’ izleniyor yüzünden…

 

YOK MU BİR YİĞİT,

BU KÖPRÜYÜ IŞIKLANDIRACAK?

Gar Müdürlüğünden Çaycuma istikametine giden Demiryolu üzerindeki ilk demir köprü.

Aslında Zonguldak’ın girişinde olması hesabıyla, akılda kalan işaretlerden biri... Türkiye’nin bir çok bölgesinde, şehir giriş-çıkışlarında bulunan köprüler boya ve ışıklarla renklendirilip gece-gündüz  dikkat çekilme sağlanmış.

Zonguldak girişinde bazı küçük demir köprüler ve demir parmaklıklar boya ile boyanarak, en azından pislikleriyle sergilenmekten kurtarılmış.

Devrek tarafından Zonguldak’a giriş tam bir ‘Pejmürde’ hal de.

Kim yapacak?’ diye soracak olursanız…

‘Seçilmiş ve atanmış’ tam bir ‘vurdumduymaz’ hal ve ‘Amaann sende’ ruh hali içinde.

DDY’mi, TTK’mı, Belediye mi, Özel idare mi?

Şimdi sorun bakalım. ‘Bir dokun, bin ahh işit’ misali. Hepsinin de elinde ‘Vatan kurtaracak’ durumda ‘Acil’ kodu ile bekleyen işler vardır.

Kimi boya-malzeme, kimi işçilik, kimi zaman’ diye dert yanar. Şu ana kadar hepsi konuya muttali. Ancak, ‘bana ilişmeyen yılan bin yaşasın’ beklentisi içinde, ‘Üç maymun’ tiyatrosu sahnesinde ‘İcra-ı sanat’ eyliyorlar.

Bana göre, ihale sayın Sayın Erdoğan Bektaş’ta kalacak gibi)))

Artık, kimden rica eder bilmem!.. ÇATES’ten mi, Eren’den mi?

Adnan Küçükvar, sen de her şeyi sayın Vali’den bekliyorsun?’ diyeceksiniz şimdi…

Öyle ya, Zonguldak Belediye Sineması’nın açılması için lazım olan bir milyon liranın bulunması içinde umutlar Sayın vali de…

Bürokrat gelip geçicidir’ diyen ya da ‘Nikah şahitliği’ sıralarında görmeye alıştığımız Milletvekilinden ‘Umut’ edecek halimiz mi var?)))




 

VALİ AHMET ÇINAR VE ZONGULDAK

Zonguldak eski valilerinden Sayın Ahmet Çınar emekli olmuş.

Zonguldaklıların kalbinde ‘Yer eden’ valiler arasında oldu Sayın Çınar.

Gazeteciliğe Nevzat Ayaz dönemi(1975-1979) başladım. Bu güne değin aklımda kalan 5 validen biridir Sayın Çınar. Zonguldak’ta ‘Devlette devamlılık esastır’ fikrinin ‘Sembolik’ dokunuşlarını yapmıştır. İkincisi ‘Güçlü olmak için bağnaz olmayacağız. Birlik olmazsak güçlü olamayız’ sloganını yaymaya ve beyinlere kazımaya çalışmıştı.

Son günlerde, Sayın Çınar ve İl Emniyet Müdürü Sayın A. Metin Turanlı aleyhinde, belli mihraklardan kaynaklanan ‘Tezahürat’ sesleri çıkıyor.

Yapı ve görüntü itibarıyla, ‘Gezi Zekalı’ tipler bunlar.

Zonguldak’ta ‘İşgal’ pozisyonunda yani ‘Yasal olmayan’ yapılaşmalara karşı, devletin yaptığı ‘Operasyon’ sonucu, ruhlarındaki ‘Siyasi iktidara muarız’ şartlanmayı ‘Çarşı-Pazar’ yapan bu ‘Tipler’, yerel iktidar içinden buldukları ‘Uzantılar’ ile mesafe almaya çalışıyorlar.

Bu tipler, bir yandan da, devletin yani ‘Merkezi atamanın temsilcileri’ aleyhinde siyasi fikirleri paralelinde ‘İcraat sesleri’ çıkartıp, ‘politik görevlerini’ yerine getiriyorlar.

Sayın Çınar aleyhinde sesleri çıkartanlar, liman içi ve sahillerde yapılan işgaller neticesi yıkıma maruz kalanlar. Umutları, ‘Devlette devamlılık esastır’ sloganını unutup işgallerini ‘Bir şekilde’ sürdürmek

Sayın Ahmet Çınar, inanıyorum ki, emekli olarakta bu devlet ve millete hizmete devam edecektir.

Çünkü, kitap okuyan ve yazan bir insan, sadece ‘fikir platformunda’ değil, ‘İş-oluş-hareket’ oluşturma konusunda ‘Kabiliyetli’ kişilerdir.

Bekleyelim, görelim.


Kaynak: Editör:
Etiketler: DENİZ, KATLİAMCILARI, SİYASETÇİ, PEŞİNDE,
Yorumlar
Haber Yazılımı